Bookbot

Gökteki Yildizlar

Boekbeoordeling

Parameters

  • 186bladzijden
  • 7 uur lezen

Meer over het boek

Misafir odasındaki adam, Sylvia'nın kanepeye, yanına oturması için ısrar etti. Kendisi de kolunu kanepenin üzerinden Sylvia'nın omuzlarına atmış, öylece oturuyordu. Sylvia, adamın elinin hafifçe sırtına dokunduğunun farkındaydı. Odadaki saatin on buçuğu gösterdiğini görünce başından aşağıya kaynar sular döküldü. Kaderine razı olup geceyi Endecott'ta geçirmesi gerektiğini biliyordu. Odasındaki şömine konusunu da Kont'a bu yüzden açtı. Polly'ye ateşi yakmasını söyleyebilir miydi, lütfen? “Ne? Benim küçük kuşum üşüyor mu yoksa?” diyen Kont'un sözleri neredeyse onur kırıcıydı. Tam bu sırada Polly kahveyle içeriye girdi. Sylvia, Kont'a cevap vermeden önce içeriye giren kıza şöyle bir baktı. “Odayı soğuk buluyorum, evet. Özellikle şimdi daha da soğuk.” Polly kahveyi önlerine koymak için eğilirken kendinden memnun bir şekilde sırıttı. “Ateşe ihtiyacınız olmayacak, hanımefendi. Lordum oradayken buna hiç gerek duymayacaksınız.” Sylvia dehşete kapılarak nefesini tuttu. Fakat Kont başını geriye atıp kahkahayla güldü. “Şimdilik bu kadar yeter, Polly, seni yaramaz kız!” Polly, Sylvia'ya bir zafer edasıyla baktı ve odadan çıktı. Gençkız ne olduğunu tam olarak tanımlayamadığı bir hissin etkisiyle ateşler içinde kalmıştı…

Een boek kopen

Gökteki Yildizlar, Barbara Cartland

Taal
Jaar van publicatie
2007
product-detail.submit-box.info.binding
(Paperback)
Zodra we het ontdekt hebben, sturen we een e-mail.

Betaalmethoden

3,6
Zeer goed
24 Beoordelingen

We missen je recensie hier.

Titel
Gökteki Yildizlar
Taal
Turks
Jaar van publicatie
2007
Formaat
Paperback
Aantal pagina's
186
ISBN10
9944485314
ISBN13
9789944485319
Reeks
Eerste editie
2000
Oorspronkelijke titel
Stars in the Sky
Beoordeling
3,6 van 5
Aantekening
Misafir odasındaki adam, Sylvia'nın kanepeye, yanına oturması için ısrar etti. Kendisi de kolunu kanepenin üzerinden Sylvia'nın omuzlarına atmış, öylece oturuyordu. Sylvia, adamın elinin hafifçe sırtına dokunduğunun farkındaydı. Odadaki saatin on buçuğu gösterdiğini görünce başından aşağıya kaynar sular döküldü. Kaderine razı olup geceyi Endecott'ta geçirmesi gerektiğini biliyordu. Odasındaki şömine konusunu da Kont'a bu yüzden açtı. Polly'ye ateşi yakmasını söyleyebilir miydi, lütfen? “Ne? Benim küçük kuşum üşüyor mu yoksa?” diyen Kont'un sözleri neredeyse onur kırıcıydı. Tam bu sırada Polly kahveyle içeriye girdi. Sylvia, Kont'a cevap vermeden önce içeriye giren kıza şöyle bir baktı. “Odayı soğuk buluyorum, evet. Özellikle şimdi daha da soğuk.” Polly kahveyi önlerine koymak için eğilirken kendinden memnun bir şekilde sırıttı. “Ateşe ihtiyacınız olmayacak, hanımefendi. Lordum oradayken buna hiç gerek duymayacaksınız.” Sylvia dehşete kapılarak nefesini tuttu. Fakat Kont başını geriye atıp kahkahayla güldü. “Şimdilik bu kadar yeter, Polly, seni yaramaz kız!” Polly, Sylvia'ya bir zafer edasıyla baktı ve odadan çıktı. Gençkız ne olduğunu tam olarak tanımlayamadığı bir hissin etkisiyle ateşler içinde kalmıştı…