Bookbot

Ruh, Zihin Ve Psikanalist

Boekbeoordeling

Parameters

  • 262bladzijden
  • 10 uur lezen

Meer over het boek

Rosenfeld, psikotik yönleri olan zor hastalarla yaptığı çalışmaları aktarırken, analitik düşünmeyi sürdürerek anlaşılmazı anlaşılır kılma çabasını zengin bir deneyimle sunuyor. Analitik çerçeve ve karşı aktarımın ön açıcı kullanımı, kuramsal katkılarla birleşiyor. Karşı aktarımın yanı sıra, aktarımla ve hastanın iç dünyasıyla ilgili psikanalitik düşünme yetisi de önem taşıyor. Bir hastayla yürürken, alışveriş yaparken veya bilgisayar oyunu oynarken, psikanalist gibi düşünme yetisi asla kaybolmuyor. Bir hastanın ninnilerle hatırladığı kaybedilmiş çocukluğuna dair coşkuları ifade etmek için kelimeler yetersiz kalıyor. Uzun bir tedavi sonrası bağımlı bir hastanın tekrar uyuşturucuya başlaması, bir psikanalistin hissettiklerini anlatmaya yetmiyor. Seans içinde yaşananlar, yaşamda yıllar alabilir. Zorlayıcı tedavi süreçleri, hastaların kötü, saldırgan ve pis olarak damgalanmasına yol açabilir; bu da profesyonellerin bu duyguları dışa atmasına olanak sağlar. Bu hastalarla bağ kurmak zordur, ancak onların psikotik olmayan yönlerini de göz önünde bulundurarak ilişki kurmaya devam etmek gerekir. Akıl hastaneleri veya ilaçlar olsa da, psikotik hastalarla ilişki kurmanın gerekliliği kaçınılmazdır.

Een boek kopen

Ruh, Zihin Ve Psikanalist, David Rosenfeld

Taal
Jaar van publicatie
2015
product-detail.submit-box.info.binding
(Paperback)
Zodra we het ontdekt hebben, sturen we een e-mail.

Betaalmethoden

4,0
Zeer goed
2 Beoordelingen

We missen je recensie hier.

Titel
Ruh, Zihin Ve Psikanalist
Taal
Turks
Jaar van publicatie
2015
Formaat
Paperback
Aantal pagina's
262
ISBN10
6053994286
ISBN13
9786053994282
Reeks
Beoordeling
4 van 5
Aantekening
Rosenfeld, psikotik yönleri olan zor hastalarla yaptığı çalışmaları aktarırken, analitik düşünmeyi sürdürerek anlaşılmazı anlaşılır kılma çabasını zengin bir deneyimle sunuyor. Analitik çerçeve ve karşı aktarımın ön açıcı kullanımı, kuramsal katkılarla birleşiyor. Karşı aktarımın yanı sıra, aktarımla ve hastanın iç dünyasıyla ilgili psikanalitik düşünme yetisi de önem taşıyor. Bir hastayla yürürken, alışveriş yaparken veya bilgisayar oyunu oynarken, psikanalist gibi düşünme yetisi asla kaybolmuyor. Bir hastanın ninnilerle hatırladığı kaybedilmiş çocukluğuna dair coşkuları ifade etmek için kelimeler yetersiz kalıyor. Uzun bir tedavi sonrası bağımlı bir hastanın tekrar uyuşturucuya başlaması, bir psikanalistin hissettiklerini anlatmaya yetmiyor. Seans içinde yaşananlar, yaşamda yıllar alabilir. Zorlayıcı tedavi süreçleri, hastaların kötü, saldırgan ve pis olarak damgalanmasına yol açabilir; bu da profesyonellerin bu duyguları dışa atmasına olanak sağlar. Bu hastalarla bağ kurmak zordur, ancak onların psikotik olmayan yönlerini de göz önünde bulundurarak ilişki kurmaya devam etmek gerekir. Akıl hastaneleri veya ilaçlar olsa da, psikotik hastalarla ilişki kurmanın gerekliliği kaçınılmazdır.