Bookbot

Meer over het boek

Yangından sağ çıkan kalpler tıpkı bir kor gibi hâlâ yanıyordu. Acının içine kusulan zehir o kadar kuvvetliydi ki, mürekkebin kabzasına doldurulmuş kan ile temiz sayfaya işlenen kızıl kelimelerin damarlarını oluşturuyordu. Yanlış bir toprağa ekilmiş bir çiçek, toprağın altında ağlıyordu. Ben o çiçektim, ağlıyordum. Zayıf nabız sesini duyuyordum. Avuçlarına dudaklarımı bastırıyorum bir adamın; onlar o adamın avuçlarını öptüğümü sanıyorlar. Hayır, ben o avucun içindeki yaşamı suluyorum. Bir adam düşüyor ağır çekimde dizlerinin üstüne. Bir yangın sönüyor. Koru avuçluyorum. Daha çok yanıyorum. Bir örümcek ağının üstüne yağan yağmur, dağıtır mıydı saatlerini o ağı yapmaya harcayan örümceğin arkasına Peygamber'i sakladığı mucizeyi? Dağıtmazdı. Beyaz bir file gibi örülmüş bir örümcek ağının içinde saklanıyordu ruhu. Dışarıda yağmur yağıyor, örümcek ağının küçük pencerelerinden su damlaları kayarak akıyor, zemine damlıyordu.

Een boek kopen

Kor, Binnur safak Nigiz

Taal
Jaar van publicatie
2016
product-detail.submit-box.info.binding
(Paperback),
Staat van het boek
Zeer goed
Prijs
€ 16,49

Betaalmethoden

Nog niemand heeft beoordeeld.Tarief

Titel
Kor
Taal
Turks
Jaar van publicatie
2016
Formaat
Paperback
Aantal pagina's
480
ISBN10
6059398278
ISBN13
9786059398275
Reeks
Aantekening
Yangından sağ çıkan kalpler tıpkı bir kor gibi hâlâ yanıyordu. Acının içine kusulan zehir o kadar kuvvetliydi ki, mürekkebin kabzasına doldurulmuş kan ile temiz sayfaya işlenen kızıl kelimelerin damarlarını oluşturuyordu. Yanlış bir toprağa ekilmiş bir çiçek, toprağın altında ağlıyordu. Ben o çiçektim, ağlıyordum. Zayıf nabız sesini duyuyordum. Avuçlarına dudaklarımı bastırıyorum bir adamın; onlar o adamın avuçlarını öptüğümü sanıyorlar. Hayır, ben o avucun içindeki yaşamı suluyorum. Bir adam düşüyor ağır çekimde dizlerinin üstüne. Bir yangın sönüyor. Koru avuçluyorum. Daha çok yanıyorum. Bir örümcek ağının üstüne yağan yağmur, dağıtır mıydı saatlerini o ağı yapmaya harcayan örümceğin arkasına Peygamber'i sakladığı mucizeyi? Dağıtmazdı. Beyaz bir file gibi örülmüş bir örümcek ağının içinde saklanıyordu ruhu. Dışarıda yağmur yağıyor, örümcek ağının küçük pencerelerinden su damlaları kayarak akıyor, zemine damlıyordu.